| Türkü Öyküleri | |||
|
|||
| IV. Murat Bağdat seferinden dönerken 10–12 gün kadar Urfa’da konaklar (1638). Kaldığı bu süre içerisinde her gece Urfa’da çalan, söyleyen çeşitli takımlar padişahın kaldığı mekâna çağrılır ve padişahın hoşça vakit geçirmesini sağlarlarmış. Urfa’daki bu durum padişahın çok hoşuna gitmiş, yine o zaman Kuloğlu Mustafa isminde bağlama çalıp, söyleyen kendi başına buyruk, istediği yere giden, istemediği yere ise kesinlikle gitmeyen Kul Mustafa adında Urfalı bir sanatçı varmış. IV. Murat, Kul Mustafa’nın ününü duymuş ve kendisini dinlemek üzere davet etmiş. Fakat Kuloğlu Mustafa davete icabet etmemiş. Padişahı ağırlamakta olan şehrin valisi ve diğer zevat zor durumda kalmış. Vali hemen iki kılıçlı zaptiyeyi göndermiş, Kuloğlu Mustafa’yı padişahın huzuruna zorla çıkarmış. Kuloğlu Mustafa ise kılıç zoruyla gelmenin verdiği duyguyla bu türküyü okumuş. Padişah, daha önce hiç duymadığı bu türkünün makamını sorunca Kuloğlu Mustafa’da, bu eserin makamının “Kılıçlı Makamı’ olduğunu söylemiş. Aslında mahur makamında olan bu türkü o günden bu güne “Kılıçlı Makamı” diye anılmaktadır. [1]
Ya. Bülbül güle kon dikene konma Ya. Mustafa'm ağzından gevherin saçar Geldi geçti rûzi kasım bülbül ağlar [1] Bu türkünün hikâyesi Abuzer Akbıyık tarafından 1983 yılında Urfa’da Tenekeci Mahmut Güzelgöz’den derlenmiştir. Tenekeci Mahmut Güzelgöz (1919–1988)Usta bir gazelhan’dır, Urfa makam geleneğini en iyi bilen bir ustadır. Urfa folklorunun kaynak kişisidir kendisinden derlenen birçok türkü TRT reperuarına alınmıştır. [2] Urfa Halk Müziği, A. Akbıyık, S. Kürkçüoğlu, S. Turhan, K. Dökmetaş, O. Güzelgöz, Urfa Valiliği Yayınları,1999 |